kimin nesi kimin fesi
Paketinin içinde kırılıp dağılan bisküvin. Yazarken kırılan kalem ucun. Sınava girmeden almayı unuttuğun silginim. Klavyede bir türlü basmayan tuşunum. Her filme gittiğinde en sonda geçen isim – ki sen hiç oraya kadar oturmadın koltuğunda. Kaçırdığın otobüsüm sabah sabah sinirini bozan. Eti cin’im gülen yüzü ambalajda kalan. Gazozunu bardağına boşalttığında yüzüne çarpan onlarca kabarcıktan biriyim. Desteklediğin ama içine girmediğin protestocu grubun içerisinde en radikal çığırtkanlığı yapanım. Çok uyuduğun zamanlarda şişen gözlerinim, uykusuz kaldıklarında değil. Kadehinde içkini hafifleten iki buzdan en çabuk eriyeniyim. Patlak pipetim dudaklarını kirli şişe ağzına değdirmene sebep. Çalamadığın enstrümanım heveslendiğin.Koridor tarafında oturmana sebep cam kenarı sahibiyim. Midas’ın kulaklarıyım eşek kadar, sırrımı saklayamadığın. İsmi bir türlü aklına gelmeyen, melodisini mırıldanınca aptalmış gibi görüneceğini düşündüğün şarkıyım. ‘İyi bir takımda kenarda mı sıradan bir takımda sahada mı’ sorularında her iki takımın da oyuncusuyum kah yanında lak lak eden kah sahada paslar atan. Sıkıntıdan tekmelediğin yoldaki teneke kutuyu, içinde üç beş izmaritle oraya atan benim. Çok içip sarhoş olduğunda ‘dün akşam ne oldu’yum. Çatıda sabaha kadar ‘krak’layan martıyım seni uyutmayan. Sırtında kaşınmayı bekleyen ‘hah işte tam orası’ yım. O piti pitiyim, karamela sepetiyim; ebeyim.